Millet iradesine müdahale edildiği, demokratik zeminin vesayet anlayışıyla daraltıldığı, temel hak ve hürriyetlerin ideolojik gerekçelerle sınırlandırıldığı bu dönemi hatırlıyoruz. Eğitim hakkının çeşitli uygulamalarla engellendiği, gençlerimizin hayallerine set çekildiği, inanç özgürlüğünün tartışma konusu haline getirildiği o süreci hatırlıyoruz.
Millet iradesine müdahale edildiği, demokratik zeminin vesayet anlayışıyla daraltıldığı, temel hak ve hürriyetlerin ideolojik gerekçelerle sınırlandırıldığı bu dönemi hatırlıyoruz. Eğitim hakkının çeşitli uygulamalarla engellendiği, gençlerimizin hayallerine set çekildiği, inanç özgürlüğünün tartışma konusu haline getirildiği o süreci hatırlıyoruz.
28 ŞUBAT BASIN AÇIKLAMASI: HATIRLIYORUZ
28 Şubat’ı Hatırlıyoruz…
Millet iradesine müdahale edildiği, demokratik zeminin vesayet anlayışıyla daraltıldığı, temel hak ve hürriyetlerin ideolojik gerekçelerle sınırlandırıldığı bu dönemi hatırlıyoruz. Eğitim hakkının çeşitli uygulamalarla engellendiği, gençlerimizin hayallerine set çekildiği, inanç özgürlüğünün tartışma konusu haline getirildiği o süreci hatırlıyoruz.
Başörtüsü sebebiyle okul kapılarında bekletilen genç kızlarımızı; üniversite koridorlarında gözyaşı döken öğrencilerimizi hatırlıyoruz. Katsayı uygulamasıyla imam hatipli gençlerin önüne çekilen engelleri, tercihleri üzerinden yargılanan ve gelecek planları sınırlandırılan bir nesli hatırlıyoruz.
Bu, yalnızca siyasi bir müdahale değil, bir neslin hayallerine müdahale edilmesiydi.
Vesayetten bilince
28 Şubat, toplumsal hafızada derin izler bırakan bir kırılma noktasıdır. “Kamusal alan” söylemiyle sosyal hayatta var olma hakkının sınırlandırılmaya çalışıldığı, gençlerin ya eğitiminden ya da değerlerinden vazgeçmeye zorlandığı bir süreç yaşandı.
Ancak o günler, aynı zamanda bir bilinçlenme sürecini de beraberinde getirdi. Eğitim hakkı için verilen hukuki ve toplumsal mücadele; sabır, dirayet ve kararlılıkla yürütüldü. Dayanışma ruhu büyüdü, hak arama bilinci güçlendi.
O günlerden aldığımız en önemli ders şudur: Devlet, vatandaşının haklarını güvence altına aldığı ölçüde güçlüdür.
O Günün Gençleri Bugünün Kurucusu
28 Şubat’ı yalnızca mağduriyet üzerinden okumuyoruz. O günlerin içinden dirayetle çıkan, inancından ve kimliğinden vazgeçmeyen, hayallerini ertelemeyen gençleri de hatırlıyoruz.
Baskılar gençlerimizin azmini kırmadı; bilakis daha bilinçli, daha donanımlı ve daha kararlı bir kuşağın doğmasına vesile oldu.
Bugün imam hatipli gençler; bilimde, teknolojide, akademide, hukukta, sanatta ve kamusal hayatta ülkemizin yarınlarını şekillendiren bir konumdadır. Dün okul kapılarında bekletilen gençler, bugün o kapıları başkaları için aralayacak bir bilince sahip oldu.
Gençlik yalnızca bir yaş aralığı değildir. Gençlik; adalet talebidir, çalışmaktır, azimdir ve sorumluluk bilincidir. Gençlik bir inşa iradesidir.
Hafıza, Geleceğin Teminatı
Çünkü hafıza, geleceği sağlam temeller üzerine kurmanın en güçlü dayanağıdır.
28 Şubat’ı bir rövanş duygusuyla değil; ibretle ve sorumluluk bilinciyle hatırlıyoruz. Aynı hataların bir daha yaşanmaması için hatırlıyoruz. Hiç kimsenin eğitim hakkının, inancının ve kimliğinin tartışma konusu edilmediği bir Türkiye idealini güçlendirmek için hatırlıyoruz.
Bilgiyle, ahlakla ve özgüvenle donanmış bir gençliğin yürüyüşü; bu ülkenin en büyük teminatıdır. Yarınlar, gençlerimizin omuzlarında yükselecektir.
Unutmadık. Unutturmayacağız.
#Hatırlıyoruz