İSTANBUL OKUL AİLE BİRLİĞİ BAŞKANLARI BİR ARAYA GELDİ

İSTANBUL OKUL AİLE BİRLİĞİ BAŞKANLARI BİR ARAYA GELDİ


ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından organize edilen İstanbul geneli Okul Aile Birliği Başkanları İstişare Toplantısı, hafta sonu yoğun bir katılımla İstanbul Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleşti.

Toplantıya ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Müsteşarı Ebubekir Şahin, Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, Deniz Feneri Başkanı Mehmet Cengiz, İmam Hatip Platformu Başkanı Zeynel Önal, ÖNDER Okul Aile Birliklerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Barçın, ÖNDER yönetim kurulu üyeleri, İstanbul’daki okul aile birliği başkanları imam hatip okul müdürleri ve öğretmenleri ile çok sayıda davetli katıldı.

VAKIF KÜLTÜRÜ DIŞINDAKİ KURUMLAR RUHUNU YİTİRİYOR

İTO Şehit Ragıp Ali Bilgen İHO öğrencilerinin Kur'an tilavetiyle başlayan toplantının açılış konuşmasını ÖNDER Okul Aile Birliklerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mehdi Barçın yaptı. Barçın konuşmasında eğitim kurumlarının tarihsel gelişimine bakıldığında vakıf kültürüne ve sivil misyona dayalı faaliyet gösteren kurumların, gerek akademi gerekse de şahsiyet geliştirme bakımından diğer kurumlar arasından öne çıktığını belirterek “Vakıf kültürünün dışında kalan kurumlar yani okullarımız ruhunu yitiriyor. Sivil ruha sahip olmayan bu kurumlar da eleştirinin merkezinde yer alıyor.” diye konuştu. 

‘İNKİŞAF EĞİTİMLERİ’ MÜJDESİ

Çocuğun gelişiminin ailenin çok önemli bir görevi olduğunu dile getiren Barçın, bu yüzden de, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın birlikte çalışacakları bir kurum olarak ön plana çıktığının altını çizdi. Barçın yakında “İnkişaf Eğitimleri” adı altında tüm il ve ilçelerde eğitimler düzenleyeceklerinin de müjdesini verdi. Barçın konuşmasının sonunda “Ortak bir haritamız olsun, birlikte hareket edeceğimiz zeminlerimiz olsun.” dedi.

ÖNDER Üye İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Mehmet Sönmez’in moderatörlüğünde gerçekleşen forumda Aile ve Sosyal Politikalar Müsteşarı Ebubekir Şahin, Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci okul aile birliklerine ve imam hatiplere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak bu noktada neler yapabileceklerine değindiler. 

TOPLUMUN EN BÜYÜK YAPI TAŞI AİLEDİR

Aile ve Sosyal Politikalar Müsteşarı Ebubekir Şahin, ailenin bilinenin aksine toplumun en büyük yapı taşı olduğunu söyleyerek, alınan ilk temel eğitimi ve üzerine bina edilecek diğer eğitim ve öğretimleri aileden alındığını dile getirdi. Şahin, “Yetiştirmek istediğimiz neslin, bu sağlam yapıtaşının bir parçası olmak için, ilk eğitim yuvası ailenin bilinçli olması önemlidir. Aksi takdirde çocuklarımızın ve toplumumuzun ruhsal gelişimini ihmal etmiş oluruz ki, bu durum telafi edilemez sonuçlara yol açar.” dedi.

BİZ TÜRKİYENİN BÜYÜK BİR AİLESİYİZ

Bakanlık olarak Türkiye’nin büyük bir ailesi olduklarını dile getiren Şahin, “Bir ailede yaşanan ne sıkıntı varsa aynısını biz yaşamaktayız. Bir ailede çocuğun problemi neyse aynısını biz daha büyük çaplı yaşamaktayız. Bir ailede bir engelli varsa ve o ailede ne sıkıntı yaşanıyorsa biz onun daha büyüğünü yaşamaktayız.” dedi. 

Okul aile birliği başkanlarına kendi görevlerini yapmaya çabalarken kendi çocuklarını da ihmal etmemeleri gerektiğinin altını çizen Şahin; yaşanılan zor günlerde kendi çocuklarını  da unutmamalarını gerektiğini dile getirdi. Şahin, çocukların okulda geçirdiklerini sürenin çok fazla olmadığının ve asıl vakit geçirdikleri yerin ailesinin yanı olduğunu vurgulayarak; “Bizler veli olarak çocuklarımızı okula götürdüğümüz zaman görevimizi yerine getirdiğimizi düşünmeyelim. Çünkü asıl görev orada başlamakta.” dedi.

Şahin, bakanlık olarak okul aile birliğinin projelerini destekleyeceklerini ve her zaman işin içinde olacaklarını belirterek sözlerini tamamladı.

SORUNUN KAYNAĞI DA VE ÇÖZÜMÜ DE BİZDE

Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz ise yaptığı konuşmada sorunun kaynağının da çözümünün de bizde olduğunu dile getirdi. 

Eğitimdeki temel yaklaşımın çocuğun kabiliyetlerini keşfetmek ve onu kabiliyetine göre yönlendirmek ve yetiştirmek olduğunu dile getiren Yılmaz; “Temel sloganımız şudur: Her çocuk aslan çizemez ama her çocuğun çizdiği bir aslan mutlaka vardır. Dolayısıyla o çocuğun çizebileceği aslanı bulmak ve onu hayata ve topluma kazandırmak, ülkemize insanlığa yetiştirmektir. Temel felsefemiz budur.” şeklinde konuştu. 

“HACER-ÜL ESVED MODELİ UYGULAMALIYIZ”

Çocukları zihnen, ruhen ve gönül olarak okul ortamından uzaklaştıran çok fazla etken olduğuna da değinen Yılmaz, bu etkenlere karşın sadece okuldan bir şeyler beklemenin doğru olmayacağını söyledi. Din Öğretimi Müdürlüğü olarak çocukları kendilerine bırakılan bir emanet olarak gördüklerinin altını çizerek, “Nasıl ki Efendimiz Hacer-ül Esved taşını taşımak için ortaya bir model koyduysa; bizler de bu emaneti sizlerle, sivil toplumla daha güzel bir şekilde geleceğe taşıyacağız.” dedi.

İmam hatip kültürünün sadece derslerle verilemeyeceğini de söyleyen Yılmaz, “Dersler bizim anlayışımıza göre balığın yemidir. Ancak bütün bu kültürel etkinlikler, sosyal faaliyetler bunlar balığın içinde yaşadığı sudur. Su olmazsa yemi vermenizin bir anlamı olmaz. Dolayısıyla suyu ne kadar temizler, yenilersek ve çocuğun yaşam ortamlarını genişletirsek okul kimliğini, kültürünü kazanma imkânı olacaktır.” diye konuştu.

BÜTÜNCÜL BİR GELİŞİM

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci de yaptığı konuşmada insanların, insanlığa faydasının olması için bütüncül gelişmesi gerektiğine değinerek, bu noktada eğitimin öğrenciye akademik, manevi ve sosyal gelişim olarak katkı sağlaması gerektiğini belirtti.

İmam hatip modelinin her alanda cevap verecek bir model olduğuna da değinen Yelkenci, “Akademik, sosyal ve manevi gelişim dairemizin mutlaka geliştirilmesi gerekmektedir. İlmi bir bütün olarak ele alan ve o yolda yürüyen ilim adamlarının açtığı yol bizim için kolaylaştırıcıdır ve iyi bir yoldur.” diye konuştu.

Yelkenci; “Dünyanın en iyi cerrahları, mühendisleri yetiştiriliyor ve bunlar yanlış işler yapabiliyor bunun da sebebi manaya taalluk eden tarafının eğitilmemiş olmasıdır. Bizim akademik gelişim, sosyal gelişim ve manevi gelişim dairemizin tamamlanması gerekiyor.” dedi.

ARAMIZDAKİ SENKRONİZASYONU SAĞLAMALIYIZ

Toplantının kapanış konuşmasını gerçekleştiren ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu da yaptığı konuşmasında, okul aile birliği toplantılarına geçen sene başladıklarını ve bu geleneğin bölge bölge devam ettiğini söyledi.

Bekiroğlu; eğitim meselesi tarihin son yüz yılında sıkıntılar içinde olduğunu belirterek, “Eğitim ve kültür alanımız en az başarılı olduğumuz alanlar. Güzel işler yapıldı ama yeterli değil. Eğitim meselesinin parçalı bir şekilde ele alınmış olması, bölünmüş olması, birbiriyle ilintili olmaması bizim bu noktadaki temel problemimiz.  Bu hayatın da zihniyetin de bölünmesine sebebiyet verdi. Bizim tevhid dediğimiz, birlikte olma, birleştirme, bir olana inanmadan başlayan o inanç biçimi tarumar edildiğinden aramızdaki eşgüdümü, insicamı, senkronizasyonu sağlamamamızın sıkıntılarını yaşıyoruz.” diye konuştu.

Bekiroğlu; böyle bir ortamda devletin erkânıyla, bürokratlarıyla, hocalarıyla, sivil toplum kurumlarıyla ve okullarıyla birlikte meseleleri değerlendirme şansının olmasının da çok kıymetli ve büyük bir nimet olduğunu belirtti.

OKUL, AİLE VE SOSYAL ÇEVRE BİRLİKTE YÜRÜMELİ

Bir insanın eğitiminde okulun, ailenin ve sosyal çevrenin birlikte yürümesi gerekliliğine de değinen Bekiroğlu; “Bunu başarabilirsek, ki ben bunu başaracağımıza inanıyorum, her türlü atmosferimiz buna müsait. İmam Gazali’nin aile-okul-sosyal çevre üçgenine akademiyi de ekleyince inşallah birlikte çok güzel işler yapacağız.” dedi.

Bu istişarede, okul aile birlikleriyle, ortaya konacak olan modelin sadece toplantıya katılanların okullarındaki problemleri çözmekle kalmayacağını, bir örneklik oluşturacağını ve Anadolu’ya da örnek olacağının altını çizdi.
Bekiroğlu son olarak “Okul merkezli çalışmalar yaparak, bütün kaprisleri ve basit meseleleri bir kenara bırakmalıyız. Bu dönemi en iyi bir şekilde değerlendirmediğimizde Allah bunun hesabını hepimize sorar. Bu uzun yolda herkes kendi imtihanını veriyor. Bu yürüyüş devam ediyor, edecek. Önemli olan bu imtihanı nasıl verdiğimizdir.” dedi.

Okul Aile Birliği anketinin de değerlendirildiği istişare toplantısının sonunda ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, Paralimpik Olimpiyatlarında İsviçre ve Brezilya'da dereceler alan Ahi Evran Kız AİHL öğrencisi Nurşah Usta’ya tablo hediye ederek, başarılarının devamını diledi.