GELECEĞİN İNŞASINDA İMAM HATİP OKULLARI ULUSLARARASI SEMPOZYUMU

GELECEĞİN İNŞASINDA İMAM HATİP OKULLARI ULUSLARARASI SEMPOZYUMU


İnönü Üniversitesinin ev sahipliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, Türkiye Maarif Vakfı, Ensar Vakfı, TİMAV Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti’nin paydaşlığında Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilyurt Belediyesinin desteğiyle "Geleceğin İnşasında İmam Hatip Okulları" Uluslararası Sempozyumu düzenlendi.

Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, Malatya Valisi Mustafa Toprak, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, AK Parti Malatya İl Başkanı Hakan Kahtalı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alparslan Durmuş, Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cem Zorlu, İlim Yayma Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Solmaz, Ensar Vakfı Genel Başkanı Hüseyin Kader, Din Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Yılmaz, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Sempozyum kapsamında düzenlenen ve oturum başkanlığını Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alparslan Durmuş'un yaptığı panele, ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cem Zorlu, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı İbrahim Solmaz, Ensar Vakfı Genel Başkanı Hüseyin Kader, Din Hizmetleri Genel Müdürü Nazif Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

"Türk Halkı Her Zaman İmam Hatip Okullarına Sahip Çıktı"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci  gelecek için önce insanın inşa edilmesi gerektiğini belirtti. İmam hatip okullarının tarihinin Türkiye'nin demokrasi süreci gibi inişli çıkışlı olduğunu anlatan Bakan Tüfenkci, okulların kimi zaman zirveye çıktığını, kimi zaman ise devlet düşmanı ilan edildiğini bildirdi.

İmam hatip okuluna giden öğrencilerin dışlandığını, horlandığını, ötekileştirildiğini kaydeden Tüfenkci, şunları söyledi: "Bütün bu bakışın karşısında her daim imam hatiplere halk sahip çıktı. Bu toprakların, coğrafyanın yetiştirdiği insanlar kendi değerlerini, medeniyetlerini, kodlarını geleceğe taşısın diye gençliğe yatırım yaparken imam hatip okulları üzerinden yaptı. İmam hatiplere iznin nasıl çıktığını, hangi mücadeleler sonucunda çıktığını anlattılar. O mücadeleler sonunda imam hatiplilere baktığımız zaman devletten çok halk sahip çıktı. Halk kendi değerlerinin yansıdığı okullar olarak gördü."

“İmam Hatipler Dini Doğru Kaynaktan Öğrenmek İçin Hayati Önem Taşıyor”

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem ise yaptığı konuşmada, imam hatip okullarının Osmanlı´nın son dönemlerinde eğitim vermeye başladığını anımsatarak, imam hatip okullarının dinin doğru kaynaktan öğrenilmesi ve gelecek nesillere aktarılması konusunda hayati önem taşıdığını kaydetti.

Erdem "Bugün bin 410 imam hatip lisesi 2 bin 796 imam hatip ortaokulu ile toplam 4 bin 206 okulda bir milyon 300 bin eğitim görmektedir. Bizler bakanlık olarak okullarımızdaki özgün çalışmalarla eğitimin kalitesini artırmanın çabası içerisindeyiz." dedi.

Türkiye'de örgün din eğitimi ve öğretiminin devletin denetimi ve himayesinde olmasıyla birlikte özellikle üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin katkılarına açık olduğunu belirten Erdem, şöyle konuştu: "Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmamız ülkemiz adına oldukça önemli bir zenginliktir. Bu genç ve dinamik yapıda eğitim gayemiz, geleceğimizi emanet edeceğimiz nesillerin erdemli yetişmeleri için çalışmaktır. İnsani değerlere sahip çıkan, toplumsal aidiyet duygusuna sahip çıkan genç neslin, kültürel ve manevi gelişimlerini destekleyici politikalar üretmek, potansiyellerini tam anlamıyla ortaya çıkarabilecekleri imkan ve zemini hazırlamak, sadece kendi ülkesi için değil, etrafındaki bölgelere, coğrafyalara ulaşmak ve onların dertleriyle dertlenmek hepimizin ortak sorumluluğudur."

“İmam Hatip Meselesi Koruma, Açılma ve İnşa Safhalarından Oluşuyor”

ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu yaptığı konuşmada imam hatip meselesini koruma, açılma ve geliştirme, inşa safhaları olarak üç aşamada özetledi.

Bekiroğlu, koruma safhasında Allah demenin sıkıntılı olduğu bir dönemde imam hatiplerin dini korumak için öncülük yaptığını; açılma ve geliştirme safhasında imam hatiplerin ortaokul kısımları ve bütün aşamalarıyla yeniden güncellenmeye başlandığı dönemde imam hatip mezunları sadece imam vaiz, ilahiyatçı değil, artık diğer alanlara da yönelmeye başlayarak doktor, mühendis, bürokrat olduklarını belirtti.

Son aşama olan ‘inşa’ ile bir medeniyetin inşa safhası olacağına değinen Bekiroğlu; “Bugüne kadar imam hatip meselesi çoğunlukla siyasetle ilişkili olarak ele alındı ama artık imam hatip meselesini siyasetin ötesinde ele almamız gerekir. İmam hatip meselesini siyasetin ötesinde, ilmin öncülüğünde bir mesele olarak ele almazsak bahsettiğimiz kalite, nitelik ve benzeri unsurları gerçek anlamıyla çözemeyiz. Bunu gerçek anlamda çözmek istiyorsak bunun adresi bence üniversitelerdir. Oralardaki ilim insanlarımız, bilim insanlarımızın bu meseleye bütün boyutlarıyla eğilmeleridir.”dedi.

 

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, imam hatip okullarının cumhuriyet dönemi Türk eğitim sistemi içerisinde yer alan başlıca kurumlardan birisi olduğunu söyledi.

Kızılay, imam hatip okullarının Osmanlı'dan cumhuriyete Türkiye'nin kendi modernleşme tarihiyle irtibatlı bir şekilde ürettiği özgün bir tecrübe ve eğitim modeli olduğunu belirterek, "Bu model Osmanlı Devleti’nin giriştiği modernleşme sürecinde gelenek ve modern referanslar arasında uyum bulma çabasının bir okul fikrine dönüşerek somutlaşması sonucu ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet döneminde ise bu okullar benimsenen din politikaları, toplumsal dinamikler, iç ve dış siyasetin etki alanında şekillenerek günümüze gelmiştir." şeklinde konuştu.