“ÖĞRENCİLERİMİZİ SEÇKİNCİ BİR ANLAYIŞLA DEĞERLENDİRMEYECEĞİZ”

“ÖĞRENCİLERİMİZİ SEÇKİNCİ BİR ANLAYIŞLA DEĞERLENDİRMEYECEĞİZ”


ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından düzenlenen 45 Günde Arapça Dil Kampı tamamlandı. Kamp sonunda  düzenlenen ödül töreninde 65 öğrenciye katılım sertifikaları takdim edildi.

Dil öğrenmede en önemli noktanın öğrenilmek istenen dili tanıma ve konuşma olduğu gerçeğinden yola çıkan ÖNDER, hazırladığı proje ile kursiyerlerine 45 gün boyunca Arapça’yı tanıma ve konuşma konusunda eğitim verdi.

Üsküdar Gençlik Merkezi’nde düzenlenen programa ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, ÖNDER Yönetim Kurulu üyeleri, Dil kampı koordinatörü Ahmet Ziya İbrahimoğlu ile çok sayıda öğrenci ve aileleri katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda kampa katılan öğrenciler ve eğitmenler duygu ve düşüncelerini paylaştı. Programda bir konuşma yapan ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, dil öğrenmenin zorluklarına ve Arapça’nın önemine değindi.

Arapça Sadece Bir Irkın Dili Değil, Ümmetin Ortak Dilidir

Arapça’yı sadece bir ırkın değil ümmetin ortak dili olarak gördüğünü  ifade eden Halit Bekiroğlu, “Arapça’yı Kuran’ın dili olarak görüyoruz. Rabbimizin bize mesajının dili olarak görüyoruz. Böyle baktığımız için Arapça’ya önem veriyoruz. Böyle baktığımız için de 45 günde Arapça nasıl öğrenilir sorusunun üzerinde durduk. 45 günde Arapça’nın bütünüyle halledilemeyeceğini bilen insanlarız. Bu projeyle 45 günde Arapça’nın önündeki barikatın kaldırılacağını yaşayarak gördük öğrendik. Bu yönüyle 45 günde Arapça projesi bizim için kıymetli ve anlamlı bir proje” dedi.

45 Günde Arapça Dil Kampı projesini tüm Türkiye’de gerçekleştireceklerini belirten Bekiroğlu, imam hatip okullarında yapılan proje ve çalışmalarla da öğrencilere yabancı dili öğretme konusu üzerinde durulduğunun altını çizdi. Yaptığı konuşmada TEOG ve LYS yerleştirme sonuçlarında imam hatiplerin başarısını da değerlendiren Halit Bekiroğlu, imam hatiplerle ilgili son yıllarda oluşturulan algıya değindi.

1950’den bu yana imam hatiplerin seyrinin aslında milletimizin kendi köklerine, kendi özüne, kendi aslına dönme çabasının adı olduğunu ifade eden Bekiroğlu, “Biz imam hatiplerin konjonktürel olarak gündemleştirilmesinden rahatsızız. İmam hatipler diğer bütün çocuklarımız gibi bu millete, bu ülkeye hizmet etmeyi esas almıştır. Özellikle son bir kaç gündür imam hatip okulları LYS ile ilgili gündem yapılıyor. 28 Şubat dönemindeki mağduriyetlere değinmek istemiyorum, bunu herkes biliyor. Ama imam hatipler 4+4+4 sistemi ile birlikte kendini bulmuştur, önü açılmıştır, kendi mecrasında doğal bir şekilde ilerleme imkanı yakalamıştır. Bütün bu tarihi süreci hesaba katmadan, Türkiye’nin eğitim problemlerini hesaba katmadan sadece bir kaç rakamı, bir kaç istatisiği adeta cımbızlayarak değerlendirme yapmak hiç kimseye yakışmamaktadır. Ülkemizin gelişmesini isteyen bizleri de milletimizi de rahatsız etmektedir.” dedi.

 

“Öğrencilerimizi Seçkinci Bir Anlayışla Değerlendirmeyeceğiz”

İmam hatipli öğrencilerin hem LYS hem TEOG sınavlarında geçmişe göre ciddi bir başarı artışı gösterdiğini dile getiren Bekiroğlu, “İmam hatipli her bir öğrencinin Türkiye’de akademik anlamda  birinci olması zorundaymış gibi bir algı var. Bugün Türkiye’de 1 milyon 600 bin öğrencimiz LYS’ye girmiştir, ama 400 bin öğrenci üniversiteye girme hakkı kazanmıştır. Yani yüzde 25’i. Biz kalan yüzde 75’i başarısız mı göreceğiz? LYS ve TEOG’a girip en üst seviyede başarı gösteremeyen hatta en alt sıralarda olan öğrencilerimizin de kıymetli olduğunu ve bu ülkenin çocukları olduğunu düşünüyoruz. Bizler destek olduğumuzda hayatın farklı alanlarda başarılı olacaklarına inanıyoruz. Öğrencilerimizi seçkinci bir anlayışla değerlendirmeyi yanlış buluyoruz.” şeklinde konuştu.

15 Temmuz’dan bu yana konuşulan FETÖ meselesinin en önemli sıkıntılarından birinin de seçkinci bir anlayışla IQ sıralaması yaparak öğrencileri değerlendirmek olduğunu dile getiren Bekiroğlu, “Biz akademik başarı olarak elbette öğrencilerimizin en üst sıralarda olmasını arzu ederiz. Ama gerçekçi olalım, öğrencilerimizin bir kısmı en üst sırada olacak, bir kısmı vasat olacak, bir kısmı da alt sırada olacak. Seçkinci bir anlayışla hareket etmek yerine, eksiklikleri ve hataları ile bütün çocuklarımızı sahipleneceğiz, onları ayırmayacağız ve onları sadece akademik başarı üzerinden değerlendirmeyeceğiz. Öğrencilerimizi hayatın farklı alanlarında, dilde, sanatta, sporda, mesleklerde değerlendirmek ve başarılı kılmak üzere destekleyeceğiz.” dedi.    

45 Günde Arapça Öğrendiler

Programda bir konuşma yapan 45 Günde Arapça Dil Kampı Proje Koordinatörü Ahmet Ziya İbrahimoğlu da projenin detaylarını ve yabancı dil öğrenmenin merhalelerini anlattı. Bir dili öğrenmenin gramer ile başlamadığını, ailede kardeşler arasında konuşarak öğrenilmeye başlandığını ifade eden İbrahimoğlu  konuşması sırasında salondaki öğrencilere yönelttiği sorulara da öğrenciler Arapça cevaplar verdi.

Üsküdar Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mustafa Bülbül de yaptığı konuşmada 45 Günde Arapça Dil Kampı uygulamasının başarısından yola çıkarak, halk eğitim merkezi tarafından verilen kurslardan biri olması için ileriye dönük çalışmalar yapacaklarını ifade etti.

Arapça şiirlerin okunduğu ve kamptaki çalışmalardan görüntülerin izlendiği program, kampa katılan öğrencilere bitirme sertifikaları ve plaketlerin takdimi ile sona erdi.