1958 tarihinde kurulmuş ve kuruluş tarihinden bu yana özellikle de 28 Şubat sürecinde imam-hatip okullarının ve öğrencilerinin haklarını muhafaza etme çabasında olan ÖNDER, ülkemizin,“çalışma alanı sadece imam-hatip okulları olan” en köklü ve en yaygın kuruluşudur.

ÖNDER’in 13 Haziran’da gerçekleşen 53. Genel Kurul’un teması olan “nitelikli yenilik”in ruhuna uygun olarak gerçekleştirilen iki günlük “Türkiye Geneli Mezun Dernek Başkanları Planlama Çalıştayı”nda,yeni eğitim sezonuna ilişkin detaylı müzakereler ve planlamalar yapıldı. İmam-Hatip okullarında okuyan her bir öğrenciye katkıda bulunmanın yollarının arandığı Çalıştay’da, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf TekinBey ve Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz Bey’in de bulunduğu bir heyet ile eğitim politikaları ve imam-hatip okullarının mevcut durumu değerlendirildi. Çalıştayda yapılan değerlendirmelerin bir kısmını şu şekilde özetlemek mümkündür;

3155 okulu, 1.200.000 öğrencisi, milyonlarca mezun ve mensubu, uluslararası okulları ve yurt dışı çalışmalarıyla imam-hatip camiası, milletimizin din eğitimi ihtiyacına hem sosyolojik hem de manevi açıdan tam olarak karşılık gelmektedir.

Son yüz yılda, en çok da siyasetin etkisiyle inişli çıkışlı bir serüven yaşayan din eğitimi alanı ve özeldeimam-hatiplerin, “siyasetin ötesinde” algılanması için herkesin hassas davranması ve günlük politikaları aşan ortak bir anlayış geliştirmesi gerekmektedir.

Eğitim sisteminde, son yıllarda, önemli adımlar atılmış olmasına rağmen, eğitimde muhteva ile ilgili atılması gereken önemli adımlar hala eksiktir. İmam-hatip okullarında da olmak üzere, eğitimde her şeyin akademik başarıya ve test anlayışına endekslenmiş olması önemli bir sorundur. Bu sorunun çözümüne, hayatatevhid yaklaşımı içerisinde bütüncül bakmak ve “beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” düsturuyla hareket etmek, katkı sağlayacaktır. Bu doğrultuda, başta imam-hatip okullarındaki öğrenciler olmak üzere tüm öğrenciler için asıl başarıyı 3 unsur sağlayacaktır: kitap, sanat ve sporAkademik başarı tabusu aşılabildiği takdirde çocukların; kitapla zihinsel gelişimlerine, sanatla ruhsal gelişimlerine ve sporla bedensel gelişimlerine imkân sağlanmış olunacaktır.

Yapılan toplantılarda birçok kez ifade edildiği gibi devletin ve resmi kurumların yapamayacağı veya yapmaması gereken işler vardır. Açık bir şekilde ifade edilecek olursa, o işleri sivil toplum kuruluşlarının yapması gerekmektedir. ÖNDER bu nedenle, bilgiyi devletin verebileceğini fakat bilincin devlet tarafından verilmemesi gerektiğini düşünmektedir. Diğer bir ifadeyle öğrenciye bilgiyi edinme imkanı sağlamak devletin;öğrenciye bilinç kazandırmak ÖNDER ve diğer STK’ların işidir.

Toplantılar boyunca ÖNDER; Okul Aile Birliği, Gençlik, Kültür-Sanat, Eğitim vb. komisyonlar ve toplantıya Türkiye’nin dört bir tarafından katılan dernek yetkilileriyle, öğrencilere bu bilincin nasıl kazandırılabileceğini; gençlerin, toplumun derdiyle dertlenen gençler olması için nelerin yapılabileceğini müzakere etti.

İslam dünyası son 200-300 yılın travmasını atlatmaya çalışırken, bu günlerde, adeta kutlu doğumun sancılarını yaşamaktadır. Umutlu, heyecanlı, dertli ve ideal sahibi olmak gerekir. Günü birlik gelişmelerin ötesinde, geleceğin Müslümanlar tarafından, özellikle de imam-hatip okullarında okuyan öğrenciler tarafından şekilleneceğine inanmak gerekir. Bu gençlerin, 10-20 yıl sonra İslam dünyasına ve insanlığa önemli katkılarsağlayacağını bilerek, bundan hareketle her bir öğrencimizin “küçük hikâyesini” önemsemeyi ihmal etmemeyi ve her bir öğrenciyi, bütün sorunlarına rağmen Rabbimizin birer emaneti olarak görmek gerektiğini unutmamak gerekir.

ÖNDER kelimesi, “imam” kelimesinin karşılığı olarak kullanılmış ve bu nedenle en önemli görevimizinönderlik yapmak, öncülük yapmak olduğuna inanarak, ÖNDER isminin de çıkış noktası olan “Ey Rabbimiz, bizi muttakilere (Allah’tan sakınanlara) imamlar kıl.” Ayetini/duasını şiar edinmek gerekir.

 

Halit Bekiroğlu

ÖNDER Genel Başkanı

21.10.2015