Bu Yıldızlar Sönmesin! Burslarımızla Destekleyelim.

............................................

Önder ve Wonder´e bağış yapabilmek için banka hesap numaraları...

............................................

 

 
 

 
Mailiniz :
 
 
 
 
Yazara Ait Tüm Yazılar   
    
Mü’minler Ancak Kardeştir
 
 

Dünyaya gelmiş ve gelecek tüm insanlar ya soy kardeşi veya din kardeşidirler. Her insan, beni Âdem olduğuna göre, Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın çocukları olması hasebiyle diğer insanların öncelikle soy kardeşidir. Nesep ve soy bağından daha güçlü şekilde insanları birbirine bağlayan ve onları aynı potada eriten değer de, iman bağı, inanç birliği ve din kardeşliğidir. “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir” buyruğuyla bu gerçeğe dikkatimizi çeken Peygamberimiz(SAV) ve tüm Müslümanların bir binanın tuğlaları gibi, yekdiğerini takviye eder, destekler, güçlendirir, kenetlendirir durumda almalarını, tefrika, etnik milliyetçilik, ırkçılık gibi hastalıklardan uzak bulunmalarını hararetle tavsiye buyurmuşlardır. Her birerlerimizi ayrı özellik, ayrı güzellik, ayrı iklim, ayrı şart ve ortamlarda yaratan Rabbimiz de, Kur-an’ı Kerim’inde “Mü’minler ancak kardeştir…” buyurarak, inanmış kişiler için kardeşler olmanın dışında bir yol ve seçenek olmadığını ferman buyurmaktadır. Allah’a inanıyor, buyruklarına kulak veriyor isek bilelim ki, nerede, ne zaman, hangi ana-baba, hangi ırk, hangi millet, hangi parti ve hangi coğrafyadan olursa olsun her inanan kişi bizim din kardeşimizdir. Kendi kafamıza, zannımıza, İslam’a uymayan bilgilerimize, yaşadığımız olumsuzluklara, şahit olduğumuz nahoş hadiselere bakarak hiçbir Müslümanı, ırkından, milletinden, soyundan siyasi görüşünden dolayı dışlayamaz, peşin fikirle ötekileştiremez, kendi mensup olduğumuz ırkı, onlardan üstün sayamayız. Kendini üstün görme şeytani bir hastalıktır. Hangimize, hangi coğrafya, hangi asırda, hangi ana-babadan, hangi hanedan-sülaleden dünyaya gelmemizle ilgili tercih soruldu? Hal böyle iken, insanları ırklarından, mensubiyetlerinden dolayı küçük görmek, ötekileştirmek, kendi ırkını üstün kabul etmek, üstünlüğü ırk taassubuna bağlamak ne İslami, ne de insanidir. Her Müslüman, Hz. Muhammed(SAV)’in: “İnsanlar, bir tarağın dişleri gibi eşittirler, üstünlük takva iledir.”, “Kim soy-nesep taassubunda bulunarak, soyunun üstün olduğunu iddia ederse, o kimse bizden değildir.” Hitabına ve tehdidine dikkat kesilmeli ve cahiliye kalıntısı olarak bizzat Efendimiz tarafından dillendirilen ırk taassubundan ırak olmaya, ırkçılığı çağrıştıran sözlerden ve öylesi sözleri söyleyenlerden uzak bulunmaya azami gayret göstermeliyiz.



Bu güzel coğrafya da, bu cennet vatanımızda huzur, istikrar, güven ve kardeşliği istemeyen, kandan, göz yaşından, kargaşa ve kaos ortamından beslenen vampirlerin düğmeye bastıklarına şahit olduğumuz şu günlerde çok dikkatli, uyanık, basiretli ve teennili olmalıyız. Her zamankinden daha çok kardeşliğimizi, komşuluğumuzu, hemşehriliğimizi, aynı asırda, aynı ülkede yaşayanlar olarak vatandaşlığımızı güçlendirmek durumundayız. Yakılan fitne ateşine odun taşıyanlardan olmamaya, çoluk-çocuğumuzu, kendi ideolojileri ve menfaatleri için şer güçlerin kullanmalarına fırsat vermemeye azami gayret göstermeliyiz. Güzel ülkemizin güzel insanlarına zor günler yaşatan, kaos ortamı oluşturarak yaşanmaz ülke görüntüsü ve korkusu salan şer güçler, rant çarkları tıkanan, hortum ve soygunları engellenen, iç ve dış düşmanlarımızın maşa ve piyonlarıdır. Ergenekon’un Kürt yapılanması devreye sokulmuş, hainler düğmeye basmıştır. PKK ve KCK’yı başta Ergenekon örgütü olmak üzere 10’a yakın gizli servis taşeron olarak kullanmaktadır.



Bugüne kadar, bu kirli savaşta öldürülenler hep garibanlar olmuştur. Kürt halkı için mücadele ettiğini dilinden düşürmeyen lanet terör örgütünden en çok Kürt halkı zarar görmüştür. 1980’li yılları yaşayanlar, ülke insanının sağcı-solcu, mahallelerin kurtarılmış bölgeler olarak ayrıştırıldığını, nifak tohumunun zehirli meyvelere nasıl dönüştüğünü, kardeşin-kardeşini nasıl öldürdüğünü, ölenin niçin, kim tarafından, öldürenin kimi niçin öldürdüğünü bilmediği, düşünemediği, bir gün sağcılar safında, diğer gün solcular safında yer alan provokatörleri, gençlerimizi ikiye bölenlerin kapalı kapılar ardında buluşup eğlendiklerini, servetlerine, kan ve gözyaşı deryasında nasıl servet kattıklarını, binlerce gencimizin öldürülüp, binlercesinin zindanlarda çürütüldüğünü hatırlayacaklardır. Bugün de aynı oyunlar tezgâhlanmaktadır. Bu oyunu, daha önce defalarca gördük. Geçmişten ibret alıp aynı oyunlara gelmemeliyiz.



Vatan hainleri ve satılmışlarla PKK’nın ortak paydası İslam düşmanlığıdır. Terörist başı ve Kürt halkının temsilcisi olduğunu iddia eden siyasi oluşum İslam’a düşmanlığını ilan etmekten çekinmemekte, ülkemizde uygulanan laikliği benimsediklerini ve laikliği ayrı bir din ve İslam’ın düşmanı gibi algılayan zihniyetle aynı görüşü paylaştıklarını deklare etmişlerdir. Böyle bir yapının ve oluşumun Müslüman Kürt halkını temsil etmediğinin, edemeyeceğinin artık farkına varılmalıdır. Kürt halkı, kendilerini kullanan, inancı, örfü ve gelenekleriyle kan uyuşmazlığı gün yüzüne çıkan PKK’yı ve onun güdümündeki siyasi yapıyı sorgulamalıdır. Türkiye de PKK ve PKK gerçeğiyle yüzleşmek durumundadır. Ergenekon’la kirli ilişkisi ortaya çıkan bu cinayet şebekesinin diğer bağlantıları, Türk ortakları da gün yüzüne çıkartılmalı, PKK’nın arşivine mutlaka ulaşılmalıdır. Türk Ergenekon’un deşifre ve çökeltilmesi kadar, Kürt Ergenekon’un da çökertilmesi, huzur-istikrar ve kardeşlik açısından son derece önemlidir.



Ülkemizin demokrasi, istikrar, iç barış ve kardeşliğini berhava etmeyi hedefleyen gözü dönmüş vampirlere yetkili mercilere gereken ceza verilmeli, kandırılarak bu menfur olaylara çekilen insanımıza devletimizin şefkat eli uzatılmalı, inadına demokrasi, inadına insan hakları denilerek kaos ortamı oluşturmak güvenlik güçlerini ve halkımızı sokağa çekmek isteyenlerin oyunlarına gelinmemeli, tuzaklarına düşülmemelidir.



Kardeşi kardeşe kırdırmayı ve ülkemizi yaşanmaz bir ülke konumuna düşürmeyi, uluslar arası arenadaki etkinliğimizi ve gücümüzü zayıflatmayı hedefleyen bölücülüğe katkısı olan herkese, katkısı nispetinde vebal, bu hengâmede öldürülecek her insanın kanından mesuliyet ve günah yüklenileceği asla unutulmamalıdır. Milletin, ülke problemlerine çözüm üretmek için meclise gönderdiği vekiller, parti başkanları veya sözcüleri, bin düşünüp bir söylemeli, bölünmeyi çağrıştıracak, milli birliğimizi bozacak her tür söz ve eylemden şiddetle kaçınmalı, insanımızı birliğe, kardeşliğe, itidal ve sağduyuya davet etmelidir. İktidar, her türlü kargaşa, huzursuzluk ve bunalımın temelinde inanç zafiyetinin yattığını idrak ederek, insanımızın inancını öğrenme, güçlendirme, yaşama haklarını genişletmeli, inanç hürriyetini tehdit eden oluşumları ortadan kaldırarak özelde, Doğu ve Güneydoğu, genelde tüm yurtta İslam’la barışma, İslam’la kaynaşma, İslam kardeşliği potasında erime program ve çalışmalarına acilen başlamalıdır.



Bu fitne ateşinin sönmesi ve yerinde kardelenlerin, kardeş çiçekleri ve güllerinin açması için din görevlilerine, yörenin kanaat önderlerine, bu kirli oyunu fark eden tüm duyarlı kişilere büyük görevler düşmektedir.


Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta zahmet, perişanlık, kan, gözyaşı ve huzursuzluk olduğu, aynı inanca sahip, aynı kıbleye yönelen, aynı Peygambere ümmet, aynı kitaba bağlı, aynı kabristana defnedilecek Müslümanlara, bunca birlik varken tefrikanın ve etnik ayrımcılığının yakışmayacağı, kendisini üstün görme hastalığı olan ırkçılığın şeytanın yolu olduğu şefkatle, usulüne uygun olarak insanımızın kulağına üflenmelidir.



Bilelim ki, bu güzel vatanın düşmanı çoktur. Vatanlarının kıymetini, birlik ve kardeşliğin değerini idrak edemeyen sınır komşularımızın içerisinde bulundukları içler acısı manzara ve acınacak hallerinden milletçe ibret alalım. İbret alalım ki, acınacak hale düşmeyelim.

 
YORUM GÖNDER  |  YAZIYI GÖNDER  |  YAZDIR

YAZININ YORUMLARI



Hiç Yorum Yapılmamış







İMAM-HATİP LİSELERİ MEZUNLARI MENSUPLARI DERNEĞİ
Kuruluş : 1958 ALEMDAR MAH. HÜKÜMET KONAĞI SOK. NO:7

(İstanbul Valiliği Sokağı, Hacı Beşir Ağa Camii Külliyesi)

34110 CAĞALOGLU / İSTANBUL TEL: 0212 519 09 53-519 12 76-519 12 77
FAKS: 0212 519 09 57